Sağlıklı Yaşam

Site Rengi

Çocuğum akıllı olsun’ diyorsak

30.05.2021
1.561
Çocuğum akıllı olsun’ diyorsak

Aklı başında her anne baba çocuğunu yaşama hazırlamak ister; onun kuvvetli, saygıdeğer, kendine yeterli bir yetişkin olarak hayatını sürdürmesini ister.

O sebeple en iyi okula gitmesi, en saygın mesleği edinmesi için ellerinden geleni yapar.

Çocuklarını kendi ayakları üzerinde kuvvetli bir şahıs olarak görmek isteyen anne babalar, çocuklarının aklının gelişmesine önem vermeli ve davranışları, hal hareket ve sözleriyle çocuğun düşünme kabiliyetinin farkında olduklarını, çocuğun anlama çabasına saygı duyduklarını belirtmelidir.

Bir anne ve babanın çocuğun aklına saygı duyduğunun gerçek testi çocuk bir düşünme ve anlama hatası yapmış olduğunda ortaya çıkar.

Çocuk doğru düşündüğü ve doğru davrandığında onu takdir etmek hiç zor değildir; anne babanın olgunluğu çocuk hata yapmış olduğunda ortaya çıkar.

Düşünme veya algılama hatası yapmış olduğunda onu düzeltirken öyle bir tavır takınabiliriz ki çocuğun bağımsız düşünme çabasını ezebilir ve onu küçük düşürebiliriz.

Böyle bir anne baba tavrı çocuğu düşünmekten soğutur; düşünme hatasının alay edildiği aile ortamlarında çocuk çekingen ve içe kapanık biri haline dönüşür.

Hata yapmış olduğu durumları sakinlikle karşılarsak, çocuğun bu sonuca nasıl ulaştığıyla ilgilenirsek, düşünme gayretine dikkati çekersek, çocuk hatayı nerde yapmış olduğunı görmeye daha açık hale gelecektir.

Tabii bunu yapmak için çocuğun düşünme sürecine değer vermemiz gerekmektedir; ulaştığı sonuçla ilgilenir, o sonucun yanlışlığı veya doğruluğundan başka hiçbir şeye değer vermezsek, çocuk düşünmenin değerini anlayamaz.

“Doğru düşünce” peşinde olan anne baba çocukta düşünme yetisini geliştiremez; doğru düşünceyi çocuğun gırtlağından aşağı tıkan aile ortamı, veya düşünmeyi öğretmekten ziyade “doğru”yu dayatan eğitim ortamı, çocuğun kendisine güveninin temeli olan “ben düşünebilen, olayları değerlendirerek işime yarayacak kararlar veren birisiyim” duygusunun gelişmesini engeller.

Yalnızca engellemekle kalmaz, kendine güvenmeyen, hayatı anlayamayacağını, kendi yaşamını yönetmeyeceğini düşünen karamsar, aciz bir insan yetiştirir.

Aklına güven duyan insan hayattan korkmaz; karşısına sorunlar çıktıkça bir yolunu bulup onları çözebileceğine inanır.

Bu inanç onun kendisine güveninin temeli olur.

Anne babaların “yetişkin doğruları” vardır, ama çocuğunda “çocuk doğruları” olacaktır.

Çocuğun bir süre çocuk doğrularla yatıp kalkmasına pek çok anne baba izin vermez. İşte burda gerçek anne babalık sanatı yatar.

Önemli olanın düşünmeye gayret etmek, aklını kullanmaya çalışmak, verilerle düşünmek, vermiş olduğu kararı bir kez daha gözden geçirebilmek olduğunu unutmayan anne baba sabırla, gülümseyerek, sevgi ile çocuğuyla bir sohbet kurar.

Bu sohbet içinde çocuk vardığı doğrulara nasıl vardığını gözleme olanağı bulur.

Birkaç örnek verelim:

1. Anne kızına bir şey yapmasını söylüyor, ama yeterince açıklama yapmıyor. Kız anlamayıp şaşkın bakınca, “kafasız, hiçbir şeyi anlayamıyorsun” bakışıyla bakıyor. Kızın içi çok kırılıyor.

2. Çocuk öğretmenden farklı düşünüyor. Anne konuşmadan öğretmenden yana oluyor ve çocuğu eleştirmeye başlıyor.

3. Baba sinirli ve gergin. Çocuğun bir şeyi yanlış yapmış olduğuyla ilgili bir ima var; ama hiç kimse çocuğun neyi yanlış yapmış olduğunı söylemiyor.

Sormasına izin verilmiyor; ima edilen anlam, herkezin gördüğü bir gerçeği onun anlayamayacak kadar salak olduğu.

Bu kadar akılsız olduğuna göre anlatmanın da bir anlam taşımayacağı.

Çocuk problemleri anlayarak çözmeyi istemenin cezalandırıldığı bir aile ortamında öğrenemez; çocuğun düşünmeyi sevmesi ve düşünerek çözüm üretmesi için aklının ödüllendirilmesi gerekir.Çocuğum akıllı olsun’ diyorsak 1

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.