Sağlıklı Yaşam

Site Rengi

Beyaz Ekmeğin Bilmediğiniz Zararları ve Yaptığı Hastalıklar Şunlar..

22.04.2021
675
Beyaz Ekmeğin Bilmediğiniz Zararları ve Yaptığı Hastalıklar Şunlar..

Yıllardır televizyonlarda bir çok farklı sağlık uzmanı anlatıyor, beyaz ekmeğin türlü türlü zararlarını sayıyor, ömrümüzü kısalttığından bahsediyor, hayat kalitemizi düşürdüğünden bahsediyor ama biz yine de beyaz ekmek tüketmekten vazgeçmiyoruz değil mi?

Neden Hala Beyaz Ekmek Yiyoruz?

Bunun aslında üç sebebi var. Birincisi beyaz ekmeğin lezzeti ve yemek için muhteşem bir yardımcı oluşu. Beyaz ekmek gerçekten kepekli ekmekten, tam buğday ekmeğinden, çavdar-yulaf vs. ekmeklerden daha da lezzetlidir. Tek başına bile lezzetle yenebilirken, yanında basit bir katıkla bir öğün haline bile gelebilir. Yemek yerken de sanki yemeğin lezzetine lezzet ilave eder. Sürekli kendini yedirir. Yedirirken kendini göstermeden ağırlık yapmadan yedirir. Ve en son yemek bittiğinde doyduğunuzu en nihayet anlarsınız. Bir insanın haz anlamında bir yemekte istediği çok şeyi beyaz ekmek sayesinde elde eder.

Ve pek de bilinmeyen bir ayrıntı: Beyaz ekmek bağımlılık yapar. Tıpkı kola, sigara, şeker bağımlılığı gibi. Beyaz ekmek bağımlılık yapar. Bu aslında karbonhidrat bağımlılığından kaynaklı bir durumdur. Pek çok karbonhidrat ürününde düzenli tüketimde bu bağımlılık oluşur. İsteyip de başaramadığınız her şey bağımlılıktır. İstiyorsanız bir sonraki öğününüzde bir deneyin. Beyaz ekmek olmadan yemek yiyebiliyor musunuz? Demek ki düşük yoğunlukta da olsa bu bir bağımlılık.

İkincisi, yıllarca toplumumuzu inandıramadık beyaz ekmeğin gerçekten zararlı bir şey olduğunu. Unutmayın tıpkı arabanızın benzin deposuna kaçak benzin, toprak, saman tozu doldurup kullanmaya çalışmanız gibi bir şey beyaz ekmekle vücudunuzu idare etmeye çalışmak. “Böyle de hiç bir sorun olmuyor, hem de lezzetli” diye düşünüyor ve başa bela gelmeden umursamıyorsunuz durumu.

Üçüncüsü toplumsal kültür sebebiyle beyaz ekmeğin satışının ve kullanımının yaygınlığı. Yani hangi bakkala, markete, büfeye gitseniz neredeyse beyaz ekmek bulmamak imkansız gibi. Beyaz ekmeği ekmek satılan her yerde buluyor fakat tam buğday ekmeği veya kepekli ekmeği pek çok yerde bulamıyoruz. Bunun yanı sıra gittiğimiz lokanta, restoran, kafeterya, yemekhane vs. yerlerde önümüze doğrudan beyaz ekmek konuyor. Yok efendim ben tam buğday ekmeği istiyorum tantanasına da girmek için yeterli güdülenmemiz yok. Ancak hasta olup, ölüm kapımızda kol gezmeye başladığı zaman bu güdülenmeleri yaşıyoruz.

Şimdi gelin öncelikle beyaz ekmek nasıl yapılıyor ona bir inceleyelim. Sonra sadece bilinen! zararlarını ve en son sitemizin de konusu olan anksiyete bozukluklarının (genel anksiyete, fobiler, panik atak, sosyal fobiler ve obsesif kompulsif davranış bozukluğu) hastalıklarının oluşması için nasıl bir ortam hazırlıyor onu görelim.

BEYAZ EKMEĞİN ÖZELLİKLERİ

Evet buğday tanesinin çeşitli bölümleri var. Şimdi bu bölümleri göreceğiz. Öncelikle buğday üç kısımdan oluşur. Bunlardan kepek buğdayın ağırlığının % 14’ünü oluşturur. Buğday kepeği buğdayın koruyucu dış kalkanıdır. Lif, vitamin ve mineral (özellikle demir, çinko) açısından oldukça zengindir.

Tohum özü (rüşeym) vitamin ve mineral bakımından buğdayın en zengin kısmı. Yapısında E ve B vitaminleri, demir ve diğer önemli mineraller, uzun zincirli çoklu doymamış yağlar, protein ve lifler bulunmakta.

Buğdayın iç kısmı ise, yumurta akı maddesiyle selülozdan meydana gelen endospermdir. Protein ve karbonhidratların büyük bir kısmı bu bölümde. Lif, vitamin ve mineral miktarı çok düşüktür. Yani yok sayılabilir. Buğdayın ağırlığının % 83’ünü oluşturur.

UNLARIN ÖZELLİKLERİ

Yukarıda anlattığımız gibi, tahılların tohum kısmı, zengin bir protein, mineral, vitamin, özellikle antioksidan E vitamini kaynağıdır.

Kepek kısmında ise lif, mineraller ve protein bulunur. Sindirim sistemine tokluk hissi verir, kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Fakat unun rengini esmerleştirdiği, hamur yoğurmayı zorlaştırdığı ve içine katıldığı hamur işini daha lifli, kimilerine göre kaba hale getirdiği için çoğu una katılmaz.

Tahıl, tohum kısmı ile birlikte öğütülürse, buna, yani buğday olduğu gibi değirmende öğütülürse elde edilen una, tam buğday unu denir. Ancak, tam buğday unu tohumda bulunan doğal yağlar nedeniyle, 14 gün gibi kısa bir sürede acılaşabilir. Bu nedenle günümüzde un üreticileri, tahılların besleyici tohum kısmını ayırmakta ve una katmamaktadırlar. Ve bizim malum beyaz unu üretmektedirler.

Yani buğdaydan ruşeym yani tohum ve kepek çıkarılarak öğütülen una, beyaz un denir. Beyaz un sadece buğdayın besleyici değeri neredeyse yok sayılan ve karbonitrat barındıran endosperm kısmındın yapılır. Bu yüzden karbonit kaynağıdır.

Yumuşak buğdaylar sert buğdaylardan daha az proteine sahiptirler ve bunların unları daha az proteinli olur. Yumuşak buğday unları kek, bisküvi gibi yumuşak ürünleri yapmada kullanılırlar. Zira bu ürünler sert undan yapılmaya kalkılırsa yumuşak olması gereken pasta vs. gibi ürünler çok sert olur. Marketlerde satılan unlar çok yaygın olarak beyaz undur.

Günümüzde hemen her unlu mamulde kullanılan beyaz un, tohum ve kepekte bulunan tüm bu besleyici değerlerden yoksundur. Beyaz buğday unu, vitamin ve minerallerinin % 80’ini, lif içeriğinin % 93’ünü kaybetmiştir. Kepeği ve rüşeymi çıkartıldığı için çok sayıda vitamin ve mineralden beyaz undan yapılan ürünler yoksun kalmaktadır.

Şehirleşmeyle birlikte beyaz ekmek yaygınlaşmıştır. Yani bin yılların mirası olan bir tam buğday ekmeği yerine, özünden arınmış, lezzetiyle suni bir şekilde hayatımızı işgal eden beyaz ekmeği tercih eder hale geldik. Peki nedir bu beyaz undan yapılan beyaz ekmeğin zararları onu bir görelim.

BEYAZ EKMEĞİN ZARARLARI

Beyaz ekmeğin hiçbir besleyici değeri yoktur. Posa, vitamin ve mineral bakımızdan yoksun bir besindir. Buğdayın içinde bulunan tüm değerlerden yoksun bir ekmek türüdür. Buğdayda bulunan tüm değerli ve sağlığa faydalı besin maddeleri atılmıştır.

Beyaz ekmek yiyerek sadece midemizi dolduruyoruz ve açlığımızı bastırıyoruz. Kalbimizi, midemizi, bağırsaklarımızı, kısacası bütün sindirim, boşaltım ve dolaşımla ilgili organlarımızı boş yere yoruyor ve sonucundan hiç bir faydalı metabolizmamıza yarar ürün elde edemiyoruz.

Açlığımızı geçiştirmekten başka bir işe yaramamasının dışında vücuttaki kan şekerini yükselmekte, şeker hastalıklarına davetiye çıkarılır, kandaki insülin derecesi artar.

Asabi bağırsak sendoromu, bağırsak kanseri, bağırsak işlev bozuklukları, hemoroid dahil pek çok bağırsak hastalıklarına neden olabilmektedir.Stres durumuna ve kan şekeri değerlerindeki değişimler nedeniyle depresyona neden olabilmektedir.

Tam buğday ekmeği yemek yerine beyaz ekmek tüketenlerde ileri dönemlerde şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları ve tansiyon yüksekliği çıkma olasılığı çok fazla yüksektir.

Tam unda bulanan şeker (nişasta) yavaş emiliyor, hâlbuki beyaz ekmeğin nişastasında bulunan şeker çok hızlı emiliyor. Bu da şişmanlık ve ilgili çok sayıda hastalığa neden oluyor.

Ekmekten alınan boş ve toksik kaloriler sık acıkma nedenidir ve ensülin direncini tetiklemektedir.

İçinde bulunan yoğun katkı maddeleri dolayısıyla her türlü kanserin tetikleyicisi olabilirler.

Düşük glisemik indeksli karbonhidrat tüketiminin dejeneratif (kronik) hastalıkların riskini azalttığı birçok bilimsel çalışma ile gösterilmiştir.

Hipertansiyona, oluşturacağı kilolar dolayısyla;

►Koroner arter kalp damar hastalıklarına,

►Tip 2 diabete,

►Safrataşı oluşumuna (kolelitiazis),

►eklem hastalıklarına(osteoartritis),

►Eklemlerde yıpranma , ve aşınmaya sebebiyeti artırıp, disk hernisi (bel fıtığı) riskine,

► kanser riskine,

► Pickwikian sendromuna( uyku esnasında kısa süreli solunumun durması, devamlı bir uyku hali, polistemi sağ kalp yetmezliği ile karakterize sendrom),

►Tromboembolizma,

►Troid hormon salınımında azalmaya bağlı soğuğa hassasiyete,

►Hipotermiye (vücut sıcaklığında düşme),

►Bradikardiye (kalp dakika atım sayısının normalin altında olması)ş

►Konstipasyona (kabızlık),

►Deri ve saç değişikliklerine,

►Anoreksia nevrozanın en önemli komplikasyonuna,

►Kan K+ miktarında azalma sonucu kardiak aritmiye (kalp ritim düzensizliği) yatkınlığa ,

►Kalpte ritim düzensizliğine yol açan elektrolit düzensizliğine(hipokalemi),

►Mide içeriğinin akciğerlere aspirasyonune(kaçması) sebep verebilir.

Daha burada yazılamayan karbonhidrat fazlalığının vücuda olan zaralarını içeren onlarca hastalığa neden olabilmektedir.

Beyaz Ekmeğin İçindeki Katkı Maddeleri Nelerdir ve Zararları Nelerdir?

Yukarıda yer alanlar beyaz un dolayısıyla beyaz ekmekte oluşan zararlardır. Şimdi de hep gözden kaçan beyaz ekmeğin içindeki katkı maddelerinin ne gibi zararları var onu bir inceleyelim.

GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği) Genel Başkanı Dr. Müh. Hüseyin Kami Büyüközer ekmeğe konulan katkı maddelerini internet sitesinde açıklamış. İnternetten yaptığım araştırmalara göre ekmeğe katkı maddelerinin konulmasının nedeni şunlar; “Hamurun asidini artırmak, bayatlamayı geciktirmek, ekmek hatalarını ve hastalıklarını düzeltmek, su kaldırma oranını yükseltmek, hacim artışı sağlamak, un rekoltesini yükseltmek .”

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.