Sağlıklı Yaşam

Site Rengi

Bu Belirtiler Varsa Kesinlikle Hafife Almayın!

13.04.2021
273
Bu Belirtiler Varsa Kesinlikle Hafife Almayın!

FM hastalığı yani yumuşak doku romatizması,

 

 

1- FİBROMİYALJİ NEDİR?

İnatçı adale ağrıları, yorgunluk ve özellikle sırt, boyun, omuzlar ve kalçalarda belirgin olmak üzere vücutta bazı hassas ağrılı noktalarla karakterize kronik bir hastalıktır. Ağrılar gün geçtikçe ya da saatten saate değişebilir ve farklı şiddetlerde seyredebilir. Eklemlerde hareket kısıtlılığına yol açmayan ancak hastanın yaşam niteliğini ciddi derecede bozan bir kas iskelet sistemi hastalığıdır. Tek başına bir hastalık olabileceği gibi, başka hastalıklara da eşlik edebilir.

2- FİBROMİYALJİNİN NEDENLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLERİ NELERDİR?

 

 

Fibromiyalji’nin sebebi kesin olarak bilinmemekle beraber, beyin ve çevre sinirleri arasındaki iletimde görevli bazı kimyasal maddelerde (serotonin ve serotonini oluşturan öncü madde-prekursor-olan triptofan) eksiklik ya da bozukluk olduğu söylenmektedir. Serotonin, insanda dinlendirici özelliğe sahip olup uykunun gerçekleşmesi ve ağrılı uyaranın algılanmasında rol oynayan önemli bir iletkendir.

Stres, kaygı, depresyon, dinlendirici olmayan uyku gibi durumlarda merkezi sinir sisteminde kimyasal iletimde bozulma olmaktadır. Ayrıca bazı romatizmal ve hormonal hastalıklarla ilişkili olabileceği, ailesel yatkınlık ve kalıtsal geçiş olduğu, aşırı egzersiz ya da ağır sporlar yapmak, hareketsizlik, soğuk ve nemli havaların ağrıları arttırdığı da düşünülmektedir.

3- FİBROMİYALJİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

“Her tarafım ağrıyor”, “Gece uyuduğum halde sabah hiç uyumamış gibi kalkıyorum”, “Yorgunluktan hiçbir iş yapamıyorum” gibi yakınmalar, fibromiyaljinin en sık dile getirilen belirtileridir. En belirgin şikayet, hayat kalitesinde belirgin düşüşe sebep olan kas ağrılarıdır; hastalar devamlı yorgunluk ve isteksizlik tarif ederler, konsantrasyon güçlüğü çekerler. Mevsim değişiklikleri ile şikâyetlerde artış olur.

 

 

Fibromiyaljide 3 en temel bulgu vardır:

a)Yaygın vücut ağrısı ve sızılar: Hastalar tepeden tırnağa vücudun her yerinde ağrı ve sızı olarak tarif ederler. Bu ağrı derinde, yanma ya da adalelerin burkulması biçiminde hissedilir. Bu hastalarda tipik olarak, boyun, sırt bölgesindeki ağrılara başağrısı da eşlik eder.

B)Yorgunluk, bitkinlik: En sık rastlanan ve hemen herkeste farklı derecelerde seyreden, sabah en belirgin seviyede olup gün ve saat içerisinde değişebilen bir yakınmadır. Hastalar bunu genel olarak “sanki enerjim çekiliyor” biçiminde tarif ederler. Çalışmadığı ve yorulmasını gerektirecek bir faaliyet yapmadığı halde izah edilemeyen yorgunluk bulguları vardır. Aslında bu hastalar mükemmeliyetçi ve hassas kişilerdir; bu sebeple uzun süre yüksek performansa dayen temelmamakta, bir süre sonra tempoları ve dolayısı ile başarıları düşmekte; ancak hoşlandıkları bir işle uğraşırken yüksek bir performans gösterebilmektedirler. Yorgunluk sebebi olarak modern yaşam şartlarının getirdiği olumsuz faktörler (hava kirliliği, dengesiz beslenme) sayılabilir.

C) Uyku bozuklukları: Hastalar uykudan sanki tam uyuyamamış ve hiç dinlenememiş olarak kalkarlar. Uykuya çok basit dalarlar; fakat derin uykuya geçemezler, geceleri sık sık uyanırlar. Uykuda diş gıcırdatılması, istemsiz kol, bacak hareketleri yapılması bir hayli sıktır.
Bunlar dışındaki en sık rastlen temeln belirtiler ise şunlardır:

a) Sabah tutukluğu: Sabah yataktan kalkarken başlayan ve tüm vücutta uzun süre devam etmekte olan bir tutukluk halidir.

B) Baş ve yüz ağrıları: Gerilim ya da migren tipi baş ağrısı, başta sersemlik hissi olabilir.

C) Hassas barsak sendromu (irritabl kolon): Bu hastalarda, ishal ya da kabızlık nöbetleri olabilir. Sık sık gaz çıkarmak ya da geğirmek ve aniden gelen tuvalet ihtiyacı tipiktir.

D) Uyuşma ve karıncalanmalar: Vücudun belli belirsiz yerlerinde ani gelip gidebilen derinin üstünde sanki böcek dolaşıyormuş gibi garip hisler ortaya çıkabilir. Kimisinde ise adalelerde ya da göz kapaklarında seyirme vardır. Hastanın kendisini iyi hissettiği dönemlerde azalabilir hatta bütünüyle kaybolur.

E) Soğuğa tahammülsüzlük: Özellikle el ve ayaklarda normalden fazla üşüme olur. Elleri soğuk su ile ya da soğuk bir cisimle temas ettiğinde dayanılmaz ağrılar ve renk değişikliği ortaya çıkar, solukluk ve nadiren morarmalar meyden temel gelir, hatta soğukla beraber tüm ağrıların arttığından yakınırlar.

F) Psikolojik sorunlar: Bu hastalar iç ve dış ikazlara karşı son derecede hassastır. Genel manası ile, stresle baş edemeyen hastaların hastalığıdır. Bu kişilerde panik atak sık görülmektedir.

H) Unutkanlık ve konsantrasyon eksikliği: Oldukça sık rastlanan bir yakınmadır; hasta kimi zaman konuşurken kelimeleri bulmakta zorluk çekerler. Unutkanlık kimi zaman o kadar barizdir ki alışveriş için evden dışarı çıkıp ne alacağını hatırlamayıp ve bir süre sonra eve öylece dönebilirler. Unutkanlık daha ziyade yakın geçmişe aittir. Uzak hafıza bozulmamıştır. Bu şekliyle yaşlılardakine benzer bir durum söz konusudur. Herhangi bir şeyi unutmamak için not kâğıtları yazar fakat daha sonra yazdığı not kâğıdını unutabilir. İsimleri hatırlamakta yolları bulmakta hatta evin ya da arabanın en temelhtarını bulmakta epey güçlük çekerler.

I) Eşlik eden diğer sorunlar:

– Huzursuz bacak sendromu (HBS): Hastalarının 1/3ünde ayaklarda hareket halinde ya da istirahatta ayak uzatılsa bile bir huzursuzluk ve istemsiz hareketler görülür. Hastalar yanma, çekilme, karıncalanma, elektriklenme ve uyuşma olması sebebiyle sürekli olarak bacakları hareket ettirmek ihtiyacındadırlar.

– Ağız ve göz kuruluğu.

– Çene eklemi problemleri: Çiğnemede ağrı ve bu sırada çeneden sesler duyulması, ağzı açmakta zorluk gibi problemler söz konusu olabilir.

– Kaslarda krampların görülmesi.

– Adet öncesi gerginlik ya da ağrılı adet görülmesi.

– Aniden idrara çıkma ihtiyacı hissedilmesi.

– Baş dönmesi, işitme kaybı.

– Görme bozuklukları.

-Deri bulguları: Deride kuruluk, hareler biçiminde renk değişiklikleri, ara sıra ortaya çıkan şiddetli kaşınma isteği vb.

– Göğüs ağrısı: Özellikle mesleki olarak öne eğik ya da göğsü sıkıştırıcı pozisyonlarda çalışmak mecburiyetinde kalan hastalarda, nefes almada batma hissi ve göğüste gerginlik biçiminde, kimi zaman de kalp krizini taklit eden tabloyla ortaya çıkar

– Eklemlerin normalden çok daha fazla hareket edebilmesi manasına gelen “hipermobilite” hastalığı: El başparmağının önkol bölgesine doğru kolayca yaklaşması, el parmaklarının aşırı derecede geriye bükülebilmesi vb.

– İştah artış göstermesi ya da azalması.

4- FİBROMİYALJİ TANISI NASIL KOYULUR?

Teşhis, hastanın şikâyetlerinin özelliğine, özgeçmişine ve muayene bulgularına göre doktor tarafından konur. Fibromiyaljiye özgü bir test ya da görüntüleme yöntemi yoktur. Doktor yaygın vücut ağrısı yapabilen bazı romatizmal ve hormonal hastalıkların olmadığından emin olmak için çeşitli laboratuar tetkikleri isteyebilir; ancak sorunlar eksiksiz olarak anlatılamadığı takdirde, tanı koymak için yapılacak bir sürü testin sonuçlanması beklenirken geçen sürede hem hasta yıpranmakta hem de hastalığın tedavisi gecikmektedir. Bu sebeple şikâyetlerin net bir biçimde dile getirilmesi son derece önemlidir. Fibromiyaljisi olan bir hastaya farklı doktorlar tarafından “depresyon”, “kulunç”, “guatr”, “gerilim başağrısı” vb. Tanılar koyulabilmektedir, hatta bazı hastalar boyun/bel fıtığı, el bileği hastalığı (karpal tünel sendromu) gibi tanılarla ameliyat edilebilmektedir, çünkü fibromiyaljinin belirtileri ile bu hastalıklardaki belirtiler benzerlik göstermektedir.

5- FİBROMİYALJİNİN TEDAVİSİ NEDİR?

Fibromiyaljide ilaç tedavisinin (ağrı kesiciler, antienflamatuvar ilaçlar, antidepressanlar) yanında kişiye özel egzersiz (düzenli şekilde haftada 2-3 gün yapılan ve zorlamadan tüm vücut kaslarını çalıştıran yüzme, yürüyüş, jimnastik gibi sporlar), masaj, fizik tedavi gibi tedaviler ve dietin düzenlenmesi yer almalıdır. Gerektiğinde psikiyatrik destek verilmelidir. Tedavi, ağrıyı ve yorgunluğu azaltmak, depresif şikâyetleri ve belirtileri gidermek, uyku bozukluğunu düzeltmek, zihinsel ve psikolojik gerginliği azaltmak ve diğerlerini de en aza düşürmek amacıyla düzenlenir. Hastanın fibromiyalji hakkında bilgilendirilmesi, hastalık başladıktan sonra bir biçimde yaşam boyu devam ettiğinden fibromiyaljiyle beraber yaşamasının öğretilmesi ve uyku düzeninin sağlanması gerekiyor. Önerilen ilaç tedavisi esas olarak ağrı ve uyku problemlerina yönelik olmalıdır. Hastalık ortaya çıktıktan sonra olası seyri şöyle olacaktır:

a) Tekrarlayan alevlenmeler ve düzelmeler biçiminde devam edebilir

b) Tedaviyle, belirtiler kaybolmaz, ancak belirtilerin şiddeti bir hayli azalır ve ağrıların yeniden başlama aralıkları uzar.

C) Belirtiler giderek artar ve hastanın tahammül sınırlarını zorlamaya başlar.

D) Belirtiler nerdeyse tama yakın kaybolur. Nadiren hasta kendisini kötü hisseder ve bu esnada başlayan belirtiler de çok uzun vadeli olmaz.

6- FİBROMİYALJİ HAKKINDA DİĞER KONULAR

a) Fibromiyaljide beslenme nasıl olmalıdır? Fibromiyaljide daha sağlıklı beslenme son derece önemlidir. Meyve ve sebzeden zengin bir diyet kaslar için gereken eser elementleri ve mineralleri sağlar. Tam bir dinlenme sağlayacak uyku için özellikle akşamları ağır yemeklerden, alkol, kahve ve çay gibi içeceklerden sakınmak gerekir. Ayrıca tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak durmak gerekir.

B) Fibromiyaljiden korunmak mümkün mü? Fibromiyaljiden korunmak için bilinen bir yöntem yoktur; ancak dengeli beslenme, zorlayıcı olmayan egzersizler, dinlendirici bir uyku, düzenli spor yapmak ağrıların tekrarlamasını engeller.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.