Sağlıklı Yaşam

Site Rengi

Mide ve omuzdaki ağrılar safra kesesi taşı belirtisi olabilir!

13.03.2021
607
Mide ve omuzdaki ağrılar safra kesesi taşı belirtisi olabilir!

Gün içerisinde özellikle de midenizde ve omzunuzda şiddetli ağrılar hissediyor, ancak işlerin koşuşturmacası içerisinde ya yediğiniz şeylere veya stres ve çok çalışmanıza bağlıyorsanız dikkat! Zira şikayetleriniz safra kesesi ile ilişkili olabilir.

 

 

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, “Bu taşlar ile alakalı doğru bilgiler edinmek kimi zaman hayat kurtarırken, kimi zaman lüzumsuz yere ameliyat yapılmasının önüne geçilmesini sağlar” diyor. Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, safra kesesi taşlarına yönelik hastaların merak ettiği konularda açıklamalar yaptı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Safra kesesinde genelde bir şikayete yol açmadığı sürece tesadüfen saptanan safra taşları, bazen da çok şiddetli ağrılarla gösteriyor kendini. Üstelik bu ağrılar mide ağrısı ile karıştırıldığı için uzun süre safra kesesine yönelik bir araştırma yapılmadığı için tanısı gecikebiliyor!

 

 

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal “Safra kesesi taşlarının en sık yol açtığı şikayet; yemek yedikten yaklaşık yarım saat- bir saat sonra ani ortaya çıkan, karnın sağ üst kısmında olan ve sağ omuza vuran şiddetli ağrıdır. Genellikle iki saatten kısa sürer ve aniden sona erer. Ağrı olduğu sürede bulantı ve kusma da görülebilir. Bu sebeple ağrının mideden kaynaklandığı düşünüldüğünden tanı gecikebilir” diyor.

 

Safra kesesi taşına bağlı gelişen karın ağrısı genelde çok şiddetli bulunmasına karşın, kimi zaman tekrarlayan ve dayanılabilir ağrılar biçiminde olduğu için mide kaynaklı ağrı olduğu düşünülerek mide ilaçları kullanılmaktadır. Mide şikayetlerine yönelik verilen tedaviye rağmen ağrısı geçmeyen hastaların vakit kaybetmeden hekime başvurmalarının büyük önem taşıdığını dile getiren Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal böyle bir durumda akla safra kesesi taşı ihtimalinin muhakkak gelmesi gerektiğini vurguluyor. Safra kesesi ağzının veya safra kanallarının taş ile tıkanması halinde ağrı daha da uzun sürüyor.

 

 

UZUN SÜRE AÇ KALMAK DA TAŞA NEDEN OLABİLİYOR!
Kadınlarda safra kesesi taşı oluşum riski erkeklerin yaklaşık üç katına çıkarken, yaşla beraber safra kesesinde taş oluşum riski her iki cinsiyette de artıyor. Hamilelik, aşırı kilogram, çok hızlı kilogram almak ya da vermek, safra yapısındaki kolesterol miktarının artış göstermesi ve uzun süre aç kalmak safra taşı oluşum riskini artırıyor.

Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal; buna karşın düzenli egzersiz, fiziksel aktivitenin artırılması, ideal kilogramya inmek ve daha sağlıklı ve düzenli beslenmekle safra kesesi taşlarının şikayet oluşturma riskinin azaldığını söylüyor. Safra kesesinde taşı olan hastaların yaklaşık % 30’unda safra kesesindeki taşa ait şikayetler ortaya çıktığına, bu taşların genelde bir şikayete sebep olmadan uzun süre kalabildiklerine dikkati çeken Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal “Bu taşlar ile alakalı doğru bilgi sahibi olmak kimi zaman hayat kurtarırken, kimi zaman lüzumsuz yere yapılacak bir ameliyatın önüne geçilmesini sağlar” diyor.

SARILIK VE KANSER RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR
Safra kesesindeki büyük taşların kanser gelişim riskini artırdığı hala tartışmalı, ancak safra kesesi duvarında yoğun kireçlenmenin bu riski artırdığı kesin. Ayrıca safra taşları mikrobik olmayan/bulaşıcı olmayan sarılığa da neden olabilirken, safra taşlarının safra kanalının önünü tıkaması pankreas ödemlenmesine (pankreatit) yol açarak hayati risk oluşturabiliyor. Safra kanallarına düşen ve buna bağlı ağrı, sarılık, pankreatit gelişen hastalarda, safra yollarının temizlenmesi için ağızdan girilerek muhakkak endoskopik işlem olan ERCP yapılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal “Bu işlemden sonra hastanın safra kesesi ameliyatı olması ve safra kesesinin bir bölümünün ya da yalnızca taşların değil, safra kesesinin tamamının alınması gerekir.

Çünkü taş ve buna bağlı şikayet oluşturmuş bir kesenin hasta olduğu düşünülür ve kaldığı sürece tekrar taş ve buna bağlı şikayetler oluşturma riski artar. Buna karşın safra kesesindeki taşa bağlı hiçbir şikayeti olmayıp söz gelimi check-up sırasında bu taşlar tesadüfen saptanan hastalarda ilk aşamada ameliyat önerilmez, hastada taşa ait şikayet gelişip gelişmediği takip edilir. Safra kesesindeki taş küçük ya da çamur halinde ise taş eritici tedaviler denenebilir. Ancak bu tedavilerin başarı oranları düşüktür. En az bir şikayeti olan hastalarda ise takiple yetinmek anlamlı olmaz ve muhakkak safra kesesi ameliyatı gerekir” diyor.

 

 

Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, devamlı kıtalar arası uçan pilotlar, gemi kaptanları ve sık ve uzun vadeli yolculuklar yapan kişilerin de şikayetleri olmasa bile safra kesesi ameliyatı olmalarının önerilebileceğini söylüyor.

GENELLİKLE AMELİYATIN ERTESİ GÜNÜ NORMAL HAYATA DÖNÜLÜYOR
Günümüzde safra kesesi ameliyatları, ‘kapalı ameliyat’ olarak adlandırılan laparoskopik yöntemle yapılıyor. Bu ameliyattan sonra hastalar ertesi gün genelde günlük hayatlarına dönebiliyor. Çok az bir hasta gurubunda safra kesesinin karaciğere yapışması sebebi ile ameliyat sırasında alınan karar ile açık ameliyat yapılabiliyor

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.