Sağlıklı Yaşam

Diş Doktorlarına Sorulmuş En Önemli Soruların Cevapları

Diş Doktorlarına Sorulmuş En Önemli Soruların Cevapları

Diş doktoru çoğumuzun en mecbur kaldığımız anlarda ziyaret ettiği bir yer. Ancak her 6 ayda bir herhangi bir sorun olmasa da kontrole gitmemiz gerektiğini biliyoruz buna rağmen gerekli olan önemi verip de zaman ayırmıyoruz. Bu içeriğimizde diş doktorlarına en çok sorulan soruların yanıtları ve hayat kurtaran önerilerini derledik. Tabi ki bu sizi diş doktoruna gitmekten kurtarmayacak hatta belki de bir nebze olsun sizi diş doktorunu ziyaret etmeye itmesini hedefliyoruz. Cevaplayacağımız sorulardan bazıları, nasıl en doğru diş macununu seçerim? Parlak bembeyaz bir gülüşe nasıl sahip olurum? Çürüklerle savaşmanın en doğru yolu nedir? Size en doğru bilgileri ayrıntısıyla vermeye özen gösterdik. Ayrıca doğru bildiğiniz yanlışları da göstermeyi ihmal etmedik. Unutmayın bu içerik sizi diş doktoruna gitmekten kurtarmayacak tam tersine size telefonu kaldırıp randevu aldıracak!

 

 

DİŞ DOKTORU KORKUSUNU NASIL YENERSİNİZ?
Diş doktorlarına kendimizi bırakırken içimizde bir korku oluşur. Dişlerimizi düzenli temizlemediğimiz için, gitmeden önce fırçalamaya vakit bulamadığımız için ya da doktor işini yaparken oluşacak fiziksel yakınlık nedeniyle kendimizi tuhaf hissederiz. Bu korkuları ve tuhaf durumları aşmak için birkaç senaryo oluşturduk: İlk yapmanız gerekli olan şey – o koltuğa oturmak için ağrının dayanılmaz hale gelmesini beklemeyin! Hem tedavi sürecini hem de kendi çekeceğiniz acıyı uzatmaktan diğer bir işe yaramaz. Ayrıca ağrı ne kadar şiddetliyse anestezinin işe yaramama olasılığı da o kadar yüksek olur. Diş doktorunu ziyaret etmeden önce sakinleştirici ilaçlar ya da içecekler tüketmemeye özen gösterin. Zaten anestezi uygulen temelcağı için lüzumsuz bir karma etkiye sebebiyet verirsunuz. Herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan kendinizi sakinleştirmenin yollarını bulun. Eğer sakinleşmiyorsanız en fazla bir bardak bitki çayı için. Asla ama asla diş doktorunu ziyaret etmeden önce alkol kullanmayın. Hem tedavi süresince oluşacak ken temelmayı arttırarak dişçinin işini zorlaştırır hem anestezi ile birleşerek amacından değişik bir sonuç doğurur.

Eğer fırsatınız var ise dişçinizle tedavi planını daha önce konuşun. Nasıl bir yol izleyecek, sizin ne yapmanıza ihtiyacı var gibi planları birlikte yaparsanız çok daha rahat hissedeceksiniz. Tedavi süreciniz basitten başlayıp karmaşığa doğru gitmelidir. Basit bir temizlik ve dolgu süreciyle geçen bir iki tedavi sonrasında ken temell tedavileri, çekilmesi gerekli olan dişler ve onarılması gerekli olan sinir köklerine geçilir. Bu nedenle dişçinizi ziyaret etmek için son en temel kadar beklemeyin diyoruz. Hem doktora hem de ortama alışmak için zamanınız olması tedavi sürecini kolaylaştıracaktır.

Randevularınızı sabah saatlerine almaya çalışın. Hem endişelenmek için daha az vaktiniz olur hem de sabah saatlerinde akşama kıyasla daha az acı hissedersiniz. Hem de işten izin almak için bir bahaneniz olur ve bütün günü kendinize ayırabilirsiniz.

 

 

DİŞ OYUKLARI NEDEN OLUŞUR?

Kısaca özetlersek, ağzınızda üreyen parazitler, artıklar ile beslenerek asit üretir ve diş mine tabakanız bu asit yüzünden erimeye başlar. Eğer ağız hijyenine yeteri kadar önem vermiyorsanız ya da bağışıklık sisteminiz sizi bu parazitlerden koruyacak kadar kuvvetli değil ise diş oyukları meyden temel gelir.

NASIL ÖNLENİR?
Diş bakımınıza dikkat etmelisiniz. Diş minenize iyi bakmalısınız. Sadece düzenli fırçalamak yerine diş minenize iyi gelecek vitamin ve mineral takviyeleri almalısınız.
Dişlerinizin uzun süre asidik bir ortamda kalmasına izin vermeyin. Şekerli yiyecek ve içecekler tükettikten sonra ağzınızı hiç değil ise gargara yapmayı ihmal etmeyin. Hiç olmazsa su içerek ağzınızı temizleyin.
Uyumadan önce şekerli içecekler tüketmeyin özellikle, dişlerinizi fırçaladıysanız. Geceleri tükürük bezleriniz çalışmaz ve bu nedenle mine tabakanızı koruyacak antikorlar sabaha kadar beklemek zorundadır. Sudan diğer bir içecek tükettiğiniz takdirde sabaha kadar ağzınızda kalacaktır.
DİŞLERİMİZE EN İYİ ŞEKİLDE NASIL BAKARIZ?


Orta sertlikte bir diş fırçasıyla günde 2 kez en az 3’er dakika fırçalamalısınız. Dişleriniz hassas ise yumuşak fırçalar tercih edin. Her dişinize ayrı ilgi göstererek fırçalamanız önemlidir. Sadece sağ sol hareketi ile diş fırçalarsanız dişlerinizin alt ve üst kısımları, arkaları temizlenmeyecektir ve var olan plak tabakaları daha derinlere itilecektir.
Diş telleriniz ya da herhangi diğer bir aparatınız varsa bu durumlar için özel üretilmiş diş temizliği ekipmanlarından kullanın.
6 ayda bir muhakkak diş doktorunuzu ziyaret edin ve dişlerinizi temizlettirin. Düzenli olarak dişlerinizi fırçalıyor olsanız bile bazı bölgeler ancak uzman ekipmanla temizlenebilir. Ayrıca dişlerinizde oluşmaya başlayan herhangi bir sorun varsa bunu tespit ederek tedaviye başlanılabilir.
2-3 ayda bir diş fırçanızı değiştirin. Ayrıca her dişçi ziyaretinizden sonra da aynı işlemi uygulayın. Temiz dişlere eski parazitler bulaşmamalı. Ayrıca hastalandıktan sonra da diş fırçanızı değiştirmelisiniz. Kurtulduğunuzu zannettiğiniz hastalığa diş fırçanız yüzünden tekrar yakalen temelbilirsiniz.
DİŞ MACUNU SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Diş temizliğinde önemli olan dişi fırçalama tekniğidir. En iyi diş macununu kullansanız bile eğer 30 saniyelik bir temizlik yapıyorsanız yararlı olmayacaktır.

 

 

Eğer hassas diş ve diş etleriniz yok ise piyasada bulunan ürünleri kullanmanızın bir sakıncası yoktur. Ancak özel bir probleminiz varsa diş macununuza dişçinizin karar vermesine izin verin.

Ayrıca yaşamakta olduğunuz bölgedeki suya ne ölçüde florür karıştırıldığını öğrenin. Eğer karıştırılmyor ya da az karıştırılıyor ise muhakkak florürlü diş macunu kullanın. Florür sizi diş oyuklarından ve çürük başlangıçlarından korur ve mine tabakanızı güçlendirir. Florürün zehir olduğundan bahseden metinler ne yazık ki bardak bardak tüketmediğimizi atlıyor geliyor. İlaç ve zehir arasındaki tek farkın aldığınız doza bağlı olduğunu bilmekte fayda var.

DİŞLERİMİZİ NASIL BEYAZLATIRIZ?


Diş beyazlatıcı diş macunları diş için zımpara kağıdı gibidir. Üst plak tabakasını kazıyarak dişe doğal görüntüsünü verirler bu nedenle bazı diş macunlarının üstünde hergün kullanmayın biçiminde uyarılar bulunmaktadır. Sigara kullanıyor, çay ve sigara fazla tüketiyorsanız bu tip diş macunlarını tercih edebilirsiniz.

Dişlerinizin doğal rengi hafif sarımsıdır. Bu nedenle yalnızca evde yapacağınız tedaviler ile belli bir tondan fazla renk açamazsınız ancak diş doktorları dişlerinizi bembeyaz yapacak tedaviler uygulayabilir. Daha önce diş beyazlatma ve aktif kömür içerikli bir makale yayınlamıştık.

 

 

DİŞ ÇATLAKLARI TAM OLARAK NEDİR VE NEDEN ACİL TEDAVİYE İHTİYAÇ DUYAR?


Normal çiğneme ya da dış etkiler nedeniyle diş minenizde mikro çatlaklar oluşur ve bu çatlaklar zamanla büyür. Bu boşluklara sıkışan yemek artıkları bakteri üremesine ve çatlakların çürüklere dönüşmesine sebebiyet verir.

Mikro çatlakların kapatılması için dişçiler bu çatlakları kendilerini iyileştirecek bir macun tabakasıyla kaplar ve bu sayede yiyecek artıkları ve diğer maddeler bu boşluklara sıkışıp kalmaz.

DİŞ KAPLAMALARI GÜVENLİ Mİ?


Dişinizin ön kısmına yerleştirilen seramik kaplamalar sayesinde inci gibi dişlere sahip olabilirsiniz. Hem renk hem de şekil açısından bir hayli düzelmiş bir diş yapısına sahip olacaksınız. Ancak mine tabakası bu işlem öncesinde temizlenerek kaplama için düzgün şekilde hazırlanmalıdır aksi takdirde kaplama tutmayacaktır.

KAPLAMALAR ŞU DURUMLARDA İŞİNİZE YARAR:
Eğer dişleriniz arasında büyük boşluklar var ise
Dişleriniz kolayca beyazlayan türden değil ise
Dişlerinizde tel ile düzelemeyecek şekil bozuklukları var ise
Belli sürelerde kaplamalar yenilenmeye ihtiyaç duyar. Eğer diş gıcırdatma gibi huylarınız var ise kaplama yaptırmanızı öneri etmeyiz. Ayrıca eğer eksik bir dişiniz varsa ve kendi dişleriniz ile çok da büyük dertleriniz yok ise kaplama yaptırmak çok da doğru bir tercih olmayacaktır. Önemli olan dişlerinizin işlevini yerine getirebiliyor olmasıdır şekil ve renk problemleri sonraki aşamalardır ve özgüvenimizi etkilememelidir.

EKSİK BİR DİŞE SAHİP OLMAK UZUN SÜREDE NASIL BİR ETKİ YAPAR?


Eğer dişlerinizden biri çekildiyse, boş kısmı olduğu gibi bırakmamanızı öneriyoruz. Nasılsa gözükmüyor diyerek ertelediğiniz diş boşlukları diğer dişlerin eğilerek o boşluğu doldurması ile sonuçlanıyor ve uzun sürede bütün dişlerinizin biçimi bozuluyor. Ayrıca eksik bir dişiniz olduğunda dışardan daha yaşlı gösteriyorsunuz.

Bu tip bir bozukluğu gidermek tek bir diş protezi almaktan çok daha pahalıya geliyor. Bu nedenle benzer bir sorunla karşılaştığınızda sorunu ihmal etmeyin ve dişçinizin önerisini dinleyin.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.